Kira Sözleşmesinin 10 Yıl Geçmesiyle Feshedilmesi Konusunda Doğru Bilinen Bir Yanlış;

Ülkemizde enflasyonun önlenemez şekildeki yükselişi; gerek alım gücünün düşmesine gerekse de son dönemin en çok konuşulan konusu olarak konut ve iş yeri kiralarının yüksek fiyatlara ulaşmasına sebebiyet vermiştir.
Kiralık konut arayışında olan kiracı adayları, kira fiyatlarının pahalılığı nedeniyle kendilerine uygun bir konut bulmakta zorlanmakta, taşınmazını enflasyonun yükselişinden önceki dönemin makul kira fiyatlarına göre kiraya veren taşınmaz sahipleri de aldıkları kiranın mevcut durumdaki rayiçlere göre düşük kaldığından dert yanmaktadır.
 
Bu durum da, son dönemde bir çok danışanımızdan ve müvekkilimizden gözlemlediğimiz üzere; kiracının tahliye edilip edilemeyeceği, edilebilirse nasıl tahliye edileceği, kira fiyatının yükseltilmesi için ne yapılabileceği gibi soruları beraberinde getirmektedir.
 
Toplumumuzda kiracının haklı bir sebep olmaksızın 10 yıl geçmeden tahliye edilemeyeceği, son dönemdeki gelişmelerden sonra iyice oturmuş bir bilgidir. Bu bilgi kısmen de olsa doğrudur. Fakat 10 yılın hesabı, çok büyük bir çoğunluk tarafından yanlış bilinmekte ve yanlış yapılmaktadır.
 
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. Maddesi;
“Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık
uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.” hükmünü içermektedir. 
 
Dikkat edilirse; kanun maddesi on yıl geçmesiyle değil, on yıllık uzama süresini izleyen uzama yılının sonunda kira sözleşmesinin kiralayan tarafından feshedilmesine olanak sağlamaktadır.
 
Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; toplumumuza maalesef yanlış bir şekilde sahip olunan bilgiye göre; örneğin 01.01.2013 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi, 01.01.2023 tarihi itibariyle taşınmaz sahibine kiracısını herhangi bir sebep göstermeksizin tahliye etme hakkı tanıyacaktır. Oysa ki bu, yanlış bir varsayımdır. Doğrusu ise şu şekildedir;
 
01.01.2013 tarihinde 1 yıllık kira sözleşmesi akdedilmiştir.
 
01.01.2013 – 01.01.2014 (1 yıllık kira süresi dolmuş, kiracı en az 15 gün önceden bildirimde bulunmayarak kira sözleşmesi yenilenmiştir.)
 
01.01.2014 – 01.01.2015 (1. Uzama Yılıdır)
01.01.2015 – 01.01.2016 (2. Uzama Yılıdır)
01.01.2016 – 01.01.2017 (3. Uzama Yılıdır)
01.01.2017 – 01.01.2018 (4. Uzama Yılıdır)
01.01.2018 – 01.01.2019 (5. Uzama Yılıdır)
01.01.2019 – 01.01.2020 (6. Uzama Yılıdır)
01.01.2020 – 01.01.2021 (7. Uzama Yılıdır)
01.01.2021 – 01.01.2022 (8. Uzama Yılıdır)
01.01.2022 – 01.01.2023 (9. Uzama Yılıdır)
01.01.2023 – 01.01.2024 (10. Uzama Yılıdır)
01.01.2024 – 01.01.2025 (10 yıllık uzama süresini izleyen ilk yıl)
 
Sonuç olarak; kiraya veren 01.01.2013 tarihinde başlayan kira sözleşmesini, 01.01.2025 tarihinden en az 3 ay önce, -yani en geç 01.10.2024 tarihi olmadan, 30.09.2024 tarihinde- yazılı olarak fesih bildiriminde bulunması koşuluyla 01.01.2025 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hiçbir sebep göstermeden feshedebilir.
 
Bu süreç, hukuki yardım alınmadan sürdürüldüğü taktirde yanlış yapılmasına oldukça açık bir süreçtir. Bu nedenle; bu sürecin sizi temsilen bir avukat tarafından yürütülmesi daha sağlıklı olacaktır.