Haksız Tutuklama ve Bu Sebeple Açılacak Tazminat Davalarında Usul

Son dönemde, özellikle FETÖ/PDY davalarında, uzun bir süre tutuklu kalanların “Mor Beyin”, 3. kişilerce üzerine hat açılması, ortak Wifi kullanımı vs. gibi çeşitli sebeplerle aslında mağdur edildikleri, örgütle hiç bir ilgisi olmayan insanların aylarca, kimi zaman da yıllarca tutuklu kaldıktan sonra beraat ettiğini görmekteyiz.

Gözaltı, tutuklama, yakalama ve el koyma Ceza Muhakemesi Kanunumuzda “koruma tedbirleri” olarak adlandırılmıştır. Bu koruma tedbirlerinin haksız şekilde uygulanması hususuna CMK’nın 141. maddesinde değinilmiştir. Kanunun bu maddesine göre, kişi hakkında haksız tutuklama, haksız gözaltı, haksız el koyma, haksız yakalama uygulanması durumunda devlet, kişiye tazminat ödemekle yükümlü olacaktır.

CMK m. 141

(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

b) Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,

c) Kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,

g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,

h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,

i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,

j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,

(EKLENMİŞ BENT RGT: 30.04.2013 RG NO: 28633 KANUN NO: 6459/17)

k) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,

Kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/70)

(3) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/70)

(4) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.

Yukarıda kanun maddesinde de belirtildiği üzere koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına bu sebeplerin ortaya çıkmış olması neticesinde başvurulabilir.

Açılacak Davada Usul;

Koruma tedbirlerinin haksız şekilde uygulanmasından kaynaklı olarak açılacak tazminat davalarında uygulanacak usul, CMK’nın 142. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

Süre;

Maddeye göre, açılacak tazminat davaları “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde” açılmalıdır. Bu süre, hak düşürücü bir süre olup sürenin kaçırılması durumunda kişi, hak kaybına uğrayacaktır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme;

İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.

Dava Dilekçesi;

Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.

Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.

-> Koruma tedbirlerinin haksız uygulanması nedeniyle açılacak tazminat davaları herhangi bir harca tabi değildir.

Talep Edilebilecek Maddi ve Manevi Tazminatlar;

MADDİ TAZMİNAT;

Maddi tazminat davası, hukuka aykırı bir eylem veya işlem nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin, yani maddi zararların giderilmesi maksadıyla açılan bir davadır. Yani bu davayı açan davacının, husumetini yönelteceği davalının bir eylem ya da işlemi sebebi ile zarara uğramış olması gerekmektedir. Haksız tutuklama sebebiyle açılacak tazminat davalarında “maddi” yönden talep edilebilecek unsurlar şunlardır;

  • Gözaltında ve tutuklu bulunulan dönemde yapılan harcamalar,
  • Tutuklu kişinin ailesinin tutukluyu ziyaretlerinde yapmak zorunda kaldığı ulaşım harcamaları,
  • Eğer ki kişi, haksız olarak uygulanan gözaltı ya da tutuklama sebebiyle çalıştığı işinden geri kalır ve kazandığı maaş ya da gelirinden mahrum kalırsa, mahrum kaldığı kazanç miktarı,
  • Yargılanan kişi kendisini bir avukat ile temsil ettirmişse; avukata ödediği avukatlık ücreti,

Talep edilebilecek maddi tazminatlar bunlarla sınırlı olmayıp, belgelendirilebilen her harcama maddi tazminatın konusunu oluşturabilir.

ÖNEMLİ!-> Yukarıda da izah edildiği üzere maddi tazminat, davacının, davalının haksız eylem ya da işleminden kaynaklanan kazanç kaybı sebebiyle açılır. Dolayısıyla; açılacak olan maddi tazminat davasında, yapılan tüm harcamaların belgelendirilebilir olması büyük önem arz etmektedir. 

MANEVİ TAZMİNAT;

Manevi tazminat, davacının, davalının haksız eylem ya da işleminden kaynaklı olarak yaşadığı üzüntü, elem ve sıkıntıların giderilmesi amacıyla açılan bir davadır. Dolayısıyla bu dava konusunda belgelendirilebilir bir talep olmamakla birlikte, talep edilecek manevi tazminatın miktarı tamamen kişisel tercihe bağlıdır.

ÖNEMLİ!-> Manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak değil, yaşanılan üzüntü ve elemin giderilmesi için yeterli olacak makul miktarda seçilmesi doğru olacaktır.

Haksız Tutuklama, Gözaltı ve Elkoyma Nedeniyle Tazminat İsteyemeyecek Kişiler;

Aşağıdaki kişiler, haksız tutuklama, gözaltı, yakalama veya elkoyma nedeniyle tazminat talebinde bulunamazlar:

  • Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler haksız tutuklama veya haksız gözaltı nedeniyle tazminat talep edemez. Bu hükümden kasıt başka bir suçtan ceza alan kişinin beraat ettiği dosyadan mahsup yapması halinde ayrıca tazminat davası açmayacağı hususudur. Ancak bu konunun kişinin tazminat alamayacağına ilişkin hükmün anayasaya aykırı olduğu ve kişinin hem mahsup talebinde bulunabileceği hem de tazminat davası açabileceği konusunda görüş aykırılıkları vardır. Bununla birlikte önce beraat ettiği davadan tazminat davası sonuçlandıktan sonra her halükarda mahsup talebi yapılabilecektir. (CMK m. 144/ 1-a )
  • Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler haksız tutuklama, gözaltı veya elkoyma nedeniyle tazminat isteyemez. Buradan kasıt tutuklandığı anda tazminat istemi yokken daha sonra getirilen düzenlemelerle tazminat istemine hak kazanması halinde kişinin tazminat talebi reddedilecektir. Örneğin yeniden düzenlemeyle ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin bir karar verilmesi halinde kişi tutuklu kaldığı halde tazminat talebinde bulunamaz. (CMK m. 144/1-b)
  • Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler haksız tutuklama, gözaltı veya elkoyma nedeniyle tazminat isteyemez. Birden fazla suç olması ve bir suçtan beraat alıp diğerinden kovuşturmanın ertelenmesi kararı alınması halinde kişi tazminat isteyebilir mi? Kişi eğer tutuklandığı suçtan beraat almış diğer suçlardan erteleme aldığı takdirde tazminat davası açabilecektir. (CMK m. 144/1-c)
  • Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler. (CMK m. 144/1-d)
  • Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar. (CMK m.144/1-d )

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davasında Faiz Başlangıç Tarihi;

Haksız koruma tedbirleri nedeniyle fazi başlangıç tarihi, haksız tedbirin uygulandığı tarihtir. Örneğin, davacının gözaltına alındığı tarih veya gözaltı yoksa tutuklandığı tarihten itibaren faiz işletilir. Ancak, dava dilekçesinde mutlaka faiz talep edilmelidir. Aksi takdirde faiz başlangıç tarihi dava tarihi olacaktır. Haksız koruma tedbirleri nedeniyle istenecek faiz, yasal faiz oranıdır. 15.08.2018

Av. Emre KARATAŞ